Please enable JS

Yaş Tip (Neovasküler) Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunda Ranibizumab Tedavisi ve Tedavi Rejimleri

Yaş Tip (Neovasküler) Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunda Ranibizumab Tedavisi ve Tedavi Rejimleri

Intravitreal Ranibizumab Treatment and Treatment Regimens in Wet-Form (Neovascular) Age-Related Macular Degeneration

Murat KARAÇORLU *, Işıl SAYMAN MUSLUBAŞ **
* Profesör Doktor, İstanbul Retina Enstitüsü, İstanbul, ** UzmanDoktor, İstanbul Retina Enstitüsü, İstanbul

ÖZ

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD) 50 yaş üzerindeki kişilerde görme kaybına yol açan, santral retinanın kronik ve ilerleyici bir hastalığıdır. VEGF’in YBMD’daki rolünün anlaşılmasıyla, intravitreal uygulanan anti-VEGF ajanlar YBMD tedavisinde en önemli tedavi aracı olarak yerini almıştır. Bu derlemede yaş tip (neovasküler) yaşa bağlı makula dejenerasyonunda ranibizumab tedavisi ve tedavi rejimleri ele alınmıştır.
Anahtar Kelimeler: Anti-VEGF tedavi, ranibizumab, yaşa bağlı makula dejenerasyonu.

ABSTRACT

Age-related macular degeneration (AMD) is a chronic and progressive disease of the central retina that causes vision loss in people over 50 years of age. With understanding of the role of VEGF in AMD, intravitreal anti-VEGF agents are used as the most important therapeutic tool in the management of AMD. In this review we try to discuss intravitreal ranibizumab treatment and treatment regimens in wet (neovascular) age-related macular degeneration.
Keywords: Age-related macular degeneration, anti -VEGF treatment, ranibizumab.

GİRİŞ

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD), 50 yaş üzerindeki kişilerde görme kaybına yol açan, santral retinanın kronik ve ilerleyici bir hastalığıdır. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu hastalarının %10 ile %15’inde görülen yaş tip YBMD, yeni damar oluşumu ile ilişkili komplikasyonlara bağlı olarak bu hastalıkta görülen görme kayıplarının hemen hemen %90’nından sorumludur.[1,2] Vasküler endotelyal büyüme faktörü (vascular endothelial growth factor-VEGF) ailesi ve reseptörleri anjiogenezis ve vasküler geçirgenlikten sorumlu temel faktörlerdir. VEGF ailesindeki birçok izoformdan biri olan VEGF-A, yaş tip YBMD patogenezinde esas sorumludur. VEGF’in YBMD’daki rolünün anlaşılmasıyla, intravitreal uygulanan anti-VEGF ajanlar YBMD tedavisinde en önemli tedavi aracı olarak yerini almıştır ve bu sayede yaş tip YBMD bağlı görme kayıpları önemli derecede engellenebilmektedir.[3,4]

RANİBİZUMAB

Ranibizumab (Lucentis; Genentech, Inc., South San Francisco, CA) tüm aktif VEGF-A izoformlarına bağlanarak VEGF-A’nın tüm izoformlarını ve yıkım ürünlerini inhibe eden, humanize edilmiş, 48 kD büyüklüğünde, oküler kullanıma özel olarak geliştirilmiş bir monoklonal antikor parçasıdır. Ranibizumab retina içine penetrasyonu arttırmak amacıyla tam boy antikorun Fc kısmının çıkarılması ile elde edilmiştir. Molekülün antikor parçası olması sistemik eliminasyonu hızlandırır. Fc kısmı olmadığı için kompleman aracılı veya hücreye bağlı sitotoksiteye neden olma potansiyelini de ortadan kaldırır. Ayrıca bu şekilde molekülün yarılanma ömrünün azalmasıyla sistemik yan etki profili açısından güvenilir olur. Ranibizumab, yaş tip YBMD tedavisi için Haziran 2006’da Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmıştır. Ülkemizde de 2008 yılında ruhsat alarak kullanıma girmiştir.[5,6] Ranibizumab, VEGF-A’nın aktif formlarının reseptör bağlayıcı bölgesine yüksek afinite ile bağlanarak (örneğin VEGF-A110, VEGF-A121 ve VEGF-A165 için [KD ] ≤ 192 pmol /L) molekülün endotel hücrelerindeki reseptörlerine (VEGFR1 ve 2) bağlanmasını önler. Böylece anjiogenezisi inhibe eder ve vasküler geçirgenliği azaltır. Yaş tip YBMD hastalarında ranibizumabın önerilen dozu olan 0.5 mg intravitreal olarak uygulandığında intraokuler VEGF baskılanmasını ortalama 38 gün (26-49 gün) sağladığı gösterilmiştir. Ranibizumabın intravitre al uygulama sonrası sistemik maruziyetinin az olması beklenmektedir. Yaş tip YBMD hastalarında aylık 0.5 mg intravitreal ranibizumab uygulanması sonrası ranibizumabın maksimum serum konsantrasyonu (0.3-2.9 ng/mL), VEGF-A’nın biolojik aktivitesinin %50’sini inhibe eden ranibizumab konsantrasyonundan (11-27 ng/mL) düşük bulunmuştur.[6] Ranibizumab tedavisine ilk yanıtta ve klinik etkinin devamında bireysel farklılıklar gözlenmektedir ve bireyler arasındaki bu değişiklikler genetik farklılıklarla açıklanmaktadır. Bu konudaki çalışmalar VEGF-A tek nükleotid polimorfizmlerinin (single nucleotide polymorphisms-SNPs), YBMD patogenezinde prognostik rol oynadığını göstermektedir ve hastaların tedaviye nasıl cevap vereceğini öngörmektedir. VEGFR-2’e bağlanan VEGF-A polimorfizm rs833061varlığında, YBMD hastalarının anti-VEGF tedaviye daha iyi yanıt verdiği gösterilmiştir.[7]

DEVAMINI OKU