Please enable JS

Santral Seröz Koryoretinopati, Pakikoroid Spektrumu Hastalıklar ve Koroid Neovaskülarizasyonları

Santral Seröz Koryoretinopati, Pakikoroid Spektrumu Hastalıklar ve Koroid Neovaskülarizasyonları

Central Serous Chorioretinopathy, Pachychoroid Spectrum Diseases and Choroidal Neovascularization

Serra ARF *, Mümin HOCAOĞLU **, Mehmet Giray ERSÖZ**
* Doçent Doktor, İstanbul Retina Enstitüsü, İstanbul ** UzmanDoktor, İstanbul Retina Enstitüsü, İstanbul

ÖZ

Bu derlemede güncel literatür ışığında santral seröz koryoretinopati, pakikoroid spektrumu hastalıklar ve koroid neovaskülarizasyonların tanısında ve tedavisinde yeni gelişmelerin gözden geçirilmesi amaçlanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Santral seröz koryoretinopati; koroidal neovasküler membran; pakikoroid neovaskülopati.

ABSTRACT

The aim of the current review is to provide an overview of the current diagnostic and therapeutic approaches to central serous chorioretinopathy, pachychoroid spectrum diseases and choroidal neovascularization.
Keywords: Central serous choroidopathy; choroidal neovascular membrane; pachychoroid neovasculopathy.

GİRİŞ

Santral seröz koryoretinopati (SSKR) makuler veya paramakuler nörosensyoryel retina dekolmanı ve/veya seröz pigment epiteli dekolmanı ile karakterize idyopatik bir klinik tablodur.[1] Genel olarak 3. ve 4. dekadlar arasında sağlıklı erkeklerde daha sık görüldüğü bilinmektedir.[2] Daha güncel çalışmalarda ortalama tanı yaşı 45 ve 51 olarak tespit edilmiştir.[3] İlginç olarak daha yaşlı hastalarda sıklıkla yaygın RPE hasarı ve sekonder koroid neovasküler membran (KNV) gibi komplikasyonların görülmesi, hastalık bulgularının ilk başvurudan çok önce ortaya çıktığını düşündürmektedir.[3] Günümüzde SSKR ile ilişkili herhangi bir kalıtım paterni veya spesifik genotip bildirilmiş değildir. Güncel bir çalışmada akrabalarında SSKR tanısı olan 5 aile incelenmiş ve aile bireylerinde %50 oranında koroid kalınlığı >395 μm bulunmuştur. Bu sonuç kalın koroidin olasılıkla dominant kalıtım paterni gösteren kalıtımsal bir durum olabileceğini göstermektedir. Bu bulgular başka çalışmalar ile desteklendiği takdirde genetik altyapının SSKR için yatkınlık oluşturduğunu ve kalın koroidin bir fenotipik belirteç olduğunu anlaşılacaktır.[4]

Santral seröz koryoretinopatinin fizyopatolojisi ile ilgili tartışmalar devam etmektedir. Koroid ve retina pigment epiteli (RPE) disfonksiyonu ile ilişkili teoriler ön plana çıkmaktadır. [5,6] Anormal koroidal dolaşım hipotezinin hastalığın patofizyolojisinde önemli bir yer tuttuğunu düşünülmektedir. Koroidal konjesyon ve hiperpermeabilite bulguları SSKR hastalarında oldukça iyi tanımlanmıştır.[7,8] Son yıllarda optik koherens tomografi (OCT) teknolojisindeki gelişmeler ile kalitatif ve kantitatif olarak koroid yapıları daha ayrıntılı değerlendirilmektedir. Günümüzde bazı hastalıkların gelişiminde koroid ile ilgili patolojik değişiklilerin rolü daha iyi anlaşılmıştır. Santral seröz korioretinopati olgularında EDİ-OCT ile yapılan incelemede koroidin Haller katmanındaki damarlarda dilatasyon[9] dikkat çekmekte ve koroid kalınlığında artış görülmektedir.[10]

Santral seröz korioretinopati akut ve kronik form olarak iki farklı klinik tablo şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Akut olguların çoğunda minimal sekel bırakarak 3-6 ay arasında kendi kendine iyileşme izlense de, %50 oranında nüks bildirilmektedir.[11] Kronik SSKR tanımı bir dereceye kadar görecelidir. Bazı araştırmacılar en az 6 ay süren retinal sıvı varlığını kronik süreç olarak değerlendirse de, son klinik çalışmalarda 4-6 ay süre ile retinal sıvının izlenmesi kronik SSRK olarak kabul edilmektedir.[12] Bu süre aralıkların belirlenmesi tedavi kararı alınması açısından önem taşımaktadır. Özellikle ileri yaşlı ve uzun seyirli olgularında uzun süren retinal sıvı birikimi, pigmenter değişikliklerin eşlik ettiği yama tarzında yaygın retina pigment epiteli (RPE) atrofisi ve sensöryel retina atrofisine neden olmaktadır. Zamanla kalıcı fotoreseptör hasarı oluşmakta ve kalıcı görme kaybı gelişmektedir.[13] Bu tip olgularda koroid neovaskülarizasyonu (KNV) gelişimi görmeyi ciddi anlamda tehdit eden komplikasyonlardan biridir. Kronik SSKR olgularında KNV gelişimi hastalığın doğal sürecinde ortaya çıkabileceği gibi laser fotokoagülasyon veya fotodinamik tedavi ugulaması sonrasında da gelişebilmektedir. Günümüzde SSKR olgularında ‘’pakikoroid’’ (paki=kalın) tanımı oturmaya başlamıştır. Bu derlemede güncel literatür ışığında SSKR, pakikoroid spektrumu hastalıklar ve koroid neovaskülarizasyonların tanısında yeni gelişmeler ve tedavi standartlarının gözden geçirilmesi amaçlanmıştır.

DEVAMINI OKU